Kategoriler
Kelimoji'nin kelime havuzunda 5.150 kelime ve 122 kategori etiketi var. Oyunda kategori seçme diye bir adım yok: etiket, kart ekrana geldiğinde kelimenin üstünde gördüğünüz küçük gri yazıdır. Bu sayfa da bir menü değil — havuzda hangi tür kelimelerin bulunduğunu ve bazılarını anlatmanın neden diğerlerinden zor olduğunu anlatıyor.
Kategori tam olarak nedir
Kelimoji'de kategori, bir kelimenin hangi anlam dünyasına ait olduğunu belirten etikettir. Havuzdaki her kelime bir kategoriye bağlıdır ve toplam 122 kategori vardır. Bu, kategori başına ortalama kırk civarında kelime demek; yani kategoriler her şeyi içine alan geniş şemsiyeler değil, oldukça dar ve tanımlı kümeler.
Etiketin oyun içindeki tek işlevi bilgi vermek. Kart geldiğinde kelimenin üstünde durur, anlatıcıya kelimenin hangi dünyadan geldiğini söyler ve işi biter. Torbaya hangi kartların gireceğini belirlemez, turu sınırlamaz, puanı etkilemez.
Bu darlık bilinçli bir tercih. "Genel kültür" gibi sınırsız bir başlık yerine keskin sınırlı kümeler tutmak iki işe yarıyor: yasak kelimeler daha isabetli seçilebiliyor ve aynı akşam içinde aynı kelimenin tekrar tekrar çıkma ihtimali düşüyor.
Kategoriler eşit büyüklükte değil. Havuzun en kalabalık on kategorisi aşağıda; hiçbiri toplam kelimelerin yüzde beşini geçmiyor, yani havuz birkaç büyük başlığa yığılmak yerine geniş bir yelpazeye dağılıyor. Bu sayfada hepsinin ayrı rehberi yok — yukarıdaki kartlar, hakkında ayrıntılı yazı hazırladığımız kategoriler. Diğerleri oyunun içinde aynı şekilde karşınıza çıkıyor; zamanla onların da rehberlerini ekliyoruz.
Kaynak: Kelimoji canlı kelime veritabanı, 122 kategori içinden, Ağustos 2026
Torbaya ne girdiğini ne belirliyor
Kartlar torbaya iki şeye göre giriyor: seçtiğiniz zorluk seviyesi ve yetişkin filtresinin açık olup olmadığı. Kategori bu seçime hiç girmiyor. Yani Zor seviyeyi seçtiğinizde zorluğuyla bilinen kategoriler gelmiyor; havuzun her köşesinden zor kartlar geliyor.
Bunun masadaki karşılığı şu: seviyeyi yükselttiğinizde konu değişmiyor, konuların derinliği değişiyor. Aynı temanın kolay ve zor ucu yan yana durur. Havuzun yemek tarafında en kolay seviyede 116 kart var — ekmek, çorba, yumurta gibi. Aynı temanın en üst seviyesinde ise tek bir kart bulunuyor. Zorluk kolunu çevirdiğinizde yemekten çıkmış olmuyorsunuz; sadece yemeğin bilinmeyen köşesine geçiyorsunuz.
Bu yüzden bir kategoriyi bütün olarak kolay ya da zor diye işaretlemek yanlış olur. Her kartın kendi derecesi var ve bu sayfadaki rehberlerin her biri, kendi temasının bu dereceler arasında nasıl dağıldığını gerçek sayılarla anlatıyor.
Zorluğu seçerken nasıl düşünmeli
Masadaki insanlara bakın, kendinize değil. En sık yapılan hata, ayarları masanın en iyi oynayan kişisine göre kurmak.
- Karışık yaş grubu varsa zorluğu düşük tutun. Sekiz yaşındaki bir çocukla ellisindeki bir yetişkin aynı kolay kelimede eşit şansa sahiptir; zor kelimelerde değildir.
- Herkes birbirini iyi tanıyorsa zorluğu yükseltin. Ortak referansları olan bir grup, tek bir imayla anlaşabildiği için zor kelimelerde bile hızlı ilerler.
- Oyunu ilk kez oynuyorsanız ilk turu düşük zorlukla oynayın. Kuralları oturtmadan zorluğu artırmak turu bitirmeden bıktırır.
- Uzun bir akşam planlıyorsanız turlar arasında zorluğu kademeli yükseltin. Isınma turundan sonra seviyeyi bir basamak artırmak, oyunun ritmini korumanın en basit yolu.
Kategori bu ayarların hiçbirine dahil değil — ama masada yine de kendini hissettirir. Havuzun her yerinden kart geldiği için, masadaki herkesin ilgi alanı dışında kalan bir tema er geç önünüze düşer. O kart teknik olarak kolay seviyede olsa bile o masada zor oynanır: anlatan kişi kelimeyi biliyordur, tahmin edenler o alana hiç girmemiştir. Böyle kartlarda en hızlı çözüm pas geçmek değil, kelimeyi kendi alanından çıkarıp herkesin bildiği bir sahneye taşımaktır.
Neden bazı kategoriler anlatması daha zor
Zorluk her zaman kelimenin ne kadar bilindiğiyle ilgili değil. Anlatılabilirlik ayrı bir şey. Birkaç örüntü var:
Somut nesneler kolaydır. Elle tutulan, görülen, kullanılan bir şeyi anlatırken şeklini, nerede bulunduğunu, ne işe yaradığını sayabilirsiniz. Beş yasak kelime tükendiğinde bile elinizde başka yol kalır.
Soyut kavramlar zordur. Bir duyguyu ya da düşünceyi tarif ederken elinizdeki tek araç genellikle eş ve zıt anlamlılardır. Yasak kelimeler tam da bunları kapattığı için anlatım hızla tıkanır. Bu tür kartlarda en işe yarayan yöntem tanım vermek değil, sahne kurmaktır: kavramın yaşandığı bir anı anlatmak.
Özel isimler ikiye ayrılır. Tanınmış bir isim, o kişiyi bilen bir masada saniyeler içinde geçer; bilmeyen bir masada hiç geçmez. Bu kartlar en yüksek varyansı taşır.
Yakın anlamlı komşusu olan kelimeler zordur. Bir kelimenin anlamca çok yakın bir akrabası varsa, takım doğru yöne gidip yine de yanlış kelimeyi söyler. Anlatıcının işi burada iki kelimeyi ayıran farkı bulup öne çıkarmaktır.
Bileşik ve deyimsel ifadeler yanıltıcıdır. Kolay görünürler, ama parçalarını söylemek yasak olduğunda anlatım aniden zorlaşır.
Bu farklar oyunun bir kusuru değil, tuzu biberi. Bir kategori zorlandığınız için değil, sizi başka türlü anlatmaya zorladığı için iyi bir kategoridir. Yasak kelimelerin neden tam da ilk aklınıza geleni kapattığını çağrışım haritası analizinde veriyle inceledik.